Rekabet Kurumu'na başvurular iki ana başlık altında toplanabilir:
a. Şikayetler
Tüm kişi ve kuruluşlar, rekabet ihlali olduğunu düşündüğü uygulamalara ilişkin olarak Rekabet Kurumu'na şikayette bulunabilirler. Şikayetler dilekçe şeklinde olabileceği gibi, telefon, faks veya e-mail yoluyla da yapılabilir. Şikayetçinin kimliğini açıklaması zorunlu olmayıp ihbar şeklinde yapılan başvurular da dikkate alınmaktadır. Yapılan başvurunun kısa sürede incelemeye alınabilmesi için, şikayet konusuna ilişkin olabildiğince ayrıntılı bilginin ve varsa belgelerin Kurum'a sunulması faydalı olmaktadır.
b. Menfi Tespit/Muafiyet ve Birleşme/Devralma Başvuruları
Menfi Tespit/Muafiyet başvurularını anlaşmanın taraflarından herhangi birisi yapabilir. Bu başvuruların Rekabet Kurulu tarafından yayınlanan 1997/2 sayılı Tebliğ'de yer alan bildirim formunun doldurularak yapılması gerekmektedir.
Benzer şekilde birleşme/devralma işlemlerine ilişkin başvuruları da işlemin taraflarından herhangi birisi yapabilir. Bu başvurular Rekabet Kurulu tarafından yayınlanan 1997/1 sayılı Tebliğ'de yer alan bildirim formu doldurularak ve gerekli evrak eklenerek yapılır.
Menfi Tespit/Muafiyet ve Birleşme/Devralma başvurularına ilişkin bildirim formlarında istenen tüm bilgilerin tam ve doğru olarak verilmesi gerekmektedir. Bu bilgilerde sonradan meydana gelecek değişiklikler de Kurum'a bildirilmelidir.
Bildirime tabi olan anlaşmaların veya birleşme/devralmaların bildirilmemesi ya da başvurularda yanıltıcı veya yanlış bilgi verilmesi halinde Kurul'un idari para cezası uygulama yetkisi vardır.
Rekabet Kurumu'na yapılan hiçbir şikayet veya başvuru için harç ya da başka bir ad altında herhangi bir masraf yapılmamaktadır.
Kanun Kapsamı Dışında Kalan Konular
Haksız rekabet: Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan "haksız rekabet" kavramı, teşebbüslerin iyi niyet kurallarına aykırı bir şekilde rekabet etmeleri halini ifade etmektedir. Bu çerçevede teşebbüslerin değişik yollarla kamuoyuna kendi faaliyetleri ya da rakiplerinin faaliyetleri hakkında aldatıcı bilgi sunmaları, rakiplerini iyi niyet kurallarına aykırı şekilde kötüleyerek onlarla rekabet etmeye çalışmaları, rakiplerinin marka ya da ürünlerini taklit etme, rakiplerin ad ya da unvanlarını kullanma gibi yollara başvurmaları, haksız rekabet halleri olarak değerlendirilmektedir. Haksız rekabetin yasaklanmasından beklenen asıl amaç, ahlaki ilkelere aykırı bir şekilde haksız rekabete maruz kalan teşebbüslerin korunmasıdır ve başvuru mercii adli yargıdır.
Tüketicinin Korunması : Teşebbüslerin tüketicinin sağlık ve güvenliğini tehdit eden, ekonomik çıkarlarını zedeleyen uygulamaları Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunkapsamında değerlendirilmektedir. Bu çerçevede ayıplı mal ya da hizmet satışı, sergilenen ürünün satışından kaçınılması, satış sözleşmesine müzakere edilmeden tüketici aleyhine şartlar konulması, satış sonrası hizmetlerde yetersizlik gibi uygulamalar hakkında anılan Kanun çerçevesinde adli yargıya başvurulabilir.
Söz konusu fiillerden zarar gören bireyler, aynı zamanda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı - Tüketici ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü'ne de başvurup şikayetçi olabilirler.
Pişmanlık ve İşbirliği
Rekabet Kurulu, topluma zararı son derece yüksek olan kartellerin ve diğer rekabeti sınırlayıcı nitelikteki uygulamaların taraflarına yönelik olarak, 4054 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri çerçevesinde yüksek cezalara hükmedilebilmektedir. Buna karşın, Kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla Kurumla aktif işbirliği yapmaları halinde, anlaşmanın tarafı olan teşebbüs ya da çalışanlarına ceza verilmeyebilir veya verilecek cezalarda indirim yapılabilir.4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde düzenlenen pişmanlık müessesesi hakkındaki bilgilere Pişmanlık Başvuruları sayfasından ulaşılabilir.
Şikayet ve İhbarlar
Tüm kişi ve kuruluşlar, 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddeleri çerçevesinde rekabet ihlali olduğunu düşündüğü uygulamalara ilişkin olarak Rekabet Kurumu'na şikayette bulunabilirler. Şikayetler dilekçe şeklinde kurum adresine ulaştırılabileceği gibi, telefon, faks veya e-mail yoluyla da yapılabilir. Şikayetçinin kimliğini açıklaması zorunlu olmayıp ihbar şeklinde yapılan başvurular da dikkate alınmaktadır. Yapılan başvurunun kısa sürede incelemeye alınabilmesi için, şikayet konusuna ilişkin olabildiğince ayrıntılı bilginin ve varsa belgelerin Kurum'a sunulması faydalı olmaktadır.
Birleşme- Devralma – Ortak Girişim
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen birleşme/devralma işlemlerine ilişkin başvurular işlemin taraflarından herhangi birisi tarafından gerçekleştirilebilir. Başvurular Rekabet Kurulu tarafından çıkarılan Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No : 1997/1) ekinde yer alan bildirim formu doldurularak ve gerekli evrak eklenerek yapılır. Birleşme/Devralma başvurularına ilişkin bildirim formunda istenen tüm bilgilerin tam ve doğru olarak verilmesi gerekmektedir. Bu bilgilerde sonradan meydana gelecek değişiklikler de Kurum'a bildirilmelidir. Bildirime tabi olan birleşme/devralmaların bildirilmemesi ya da başvurularda yanıltıcı veya yanlış bilgi verilmesi halinde Kurul'un idari para cezası uygulama yetkisi vardır.
Muafiyet – Menfi Tespit
Teşebbüslerin piyasadaki eylem ve uygulamalarının rekabeti sınırlayıcı bir yönü olup olmadığı yönündeki değerlendirmelerini kendilerinin yapmaları esastır. Bununla birlikte söz konusu uygulamalar hakkında Kurumumuza 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyet ve/veya 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit başvurusunda bulunulabilir.
Teşebbüsler arasındaki anlaşmalar bakımından bu başvurular yapılmadan önce Rekabet Kurulu tarafından çıkarılmış olan grup muafiyeti tebliğleri nin incelenmesi ve başvuru konusu ilişkinin bir tebliğ kapsamında muafiyetten yaralanıp yararlanmadığının belirlenmesi faydalı olacaktır.
Menfi tespit/muafiyet başvuruları “Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Kararlarının İsteğe Bağlı Bildirimine İlişkin Kılavuz” hükümleri çerçevesinde kılavuzun ekinde yer alan bildirim formu doldurularak yapılır. Menfi Tespit ve muafiyet başvurularına ilişkin olarak bildirim formunda istenen tüm bilgilerin tam ve doğru olarak verilmesi gerekmektedir. Bu bilgilerde sonradan meydana gelecek değişiklikler de Kurum'a bildirilmelidir. Başvurularda yanıltıcı veya yanlış bilgi verilmesi halinde Kurul'un idari para cezası uygulama yetkisi vardır.
Kamu Kurumlarının Düzenlemeleri
Rekabet Hukuku genel olarak piyasada faaliyette bulunan teşebbüslerin rekabeti sınırlayıcı nitelikteki davranışlarına yönelik düzenlemeler getirmektedir. Bu bağlamda teşebbüsün kamu ya da özel sektör tarafından kontrol edilmesi bir farklılık yaratmamakta, ekonomik faaliyet içinde bulunan tüm birimler Rekabet Kanunu kapsamında değerlendirilmektedir. Bununla birlikte sadece teşebbüslerin faaliyetleri değil, kamu kurumlarının piyasaya müdahale niteliği taşıyan düzenleme ve uygulamaları da rekabeti sınırlayıcı etkiler doğurabilmektedir.
Rekabet Kurumu bu tür düzenleme ve uygulamalara yönelik olarak rekabet savunuculuğu faaliyetleri çerçevesinde önlem almaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 27. maddesi (g) bendinde Rekabet Kurulu’nun görevleri arasında “Rekabet hukuku ile ilgili mevzuatta yapılması gerekli değişiklikler konusunda doğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine görüş bildirmek” yer almaktadır. Bu kapsamda Rekabet Kurulu öncelikle bu tür düzenlemelerin yasalaşmasını önlemek adına, görev alanına giren konulara yönelik kanun tasarılarına görüş bildirilmektedir. Başbakanlık tarafından yayımlanan 2007/6 sayılı Genelge ile 17/2/2007 tarihinden itibaren hazırlanacak kanun ve kanun hükmünde kararnameler ile Başbakanlıkça uygun görülecek diğer düzenleyici işlemler için Düzenleyici Etki Analizi yapılması öngörülmektedir. Bu çerçevede hazırlanmakta olan düzenlemelerin etkileri çok yönlü olarak değerlendirilmekte, piyasalar ve teşebbüslere yönelik düzenlemelerde de bu analiz çerçevesinde Rekabet Kurumu’nun yaklaşımı dikkate alınmaktadır. Ayrıca Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen 20.8.1998 tarih ve 14821 sayılı ve 31.10.2001 tarih ve 17790 sayılı genelgeler ile Rekabet Kurulu’nun görev alanına giren konularda hazırlanacak düzenleme taslakları hakkında Rekabet Kurumu’nun görüşünün alınması gerektiği ifade edilmektedir. Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşları hazırlayacakları yasal düzenlemelerin rekabet üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla OECD tarafından hazırlanan “Rekabeti Değerlendirme Araç Kiti”nden faydalanabilirler.
Bunlara ek olarak, mevcut durumda yürürlükte olan ve piyasalarda rekabeti kısıtlama etkisi doğuran mevzuat ya da idarenin benzer etkiler doğuran uygulamalarına yönelik olarak ilgili kurum ve kuruluşlara görüş yazıları gönderilmekte böylece bu kuruluşların faaliyetlerinin rekabeti sınırlayıcı yönü konusunda bilgi edinerek önlem almaları sağlanmaktadır.
Seminer / Eğitim Talepleri / Staj
4054 sayılı Kanun’a yönelik eğitim, seminer ve staj başvuruları hakkında Kurumumuz internet sitesini takip edebilir ya da Eğitim Müdürlüğü’ne telefonla ulaşabilirsiniz.