|
Rekabet hukukunun uygulayıcısı olan rekabet otoriteleri, aslında serbest piyasa ekonomisinin etkin bir model olarak işleyebilmesini sağlamaya çalışmaktadırlar. Zira serbest piyasalar otomatik bir biçimde rekabetçi bir ortam yaratmamaktadırlar. Çeşitli sebeplerden dolayı genelde karşılaşılan piyasaların eksik rekabet piyasaları olduğu dikkate alındığında, rekabet politikaları eksik rekabet ortamında toplumsal refah kayıplarını önlemede ya da azaltmada önemli bir araç olarak ortaya çıkmaktadırlar.
Rekabet kanunları da genel olarak rekabeti sınırlayan anlaşmaları, hâkim durumdaki teşebbüslerin bu durumlarını kötüye kullanmalarını yasaklarken, belirli bir ciro ve/veya pazar payı eşiği üzerindeki teşebbüslerin birleşme ve devirlerini kontrol altında tutmaktadırlar. Bir pazardaki kartel ya da tekelden tüketicilerin zarar görmeleri beklenen bir sonuçtur. Ancak, bunun ötesinde yatay ya da dikey diğer rekabeti sınırlayan anlaşmalar da rekabet kanunlarına aykırı olabilir. Bir anlaşma bir yandan teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlarken diğer yandan birtakım toplumsal iktisadi faydalar doğurabilir. Bu kapsama doğası gereği girmeyen kartel anlaşmaları dışındaki anlaşmalar rekabet kanunları altında muafiyet rejimine tabi olabilmektedir.
4054 sayılı Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu güçlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır. Bu amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun kapsamındaki işlemleri üç ana başlık altında toplamak mümkündür:
- Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar (4. madde),
- Piyasada hâkim durumda olan teşebbüslerin bu güçlerini kötüye kullanması (6. madde),
- Hâkim durum yaratmaya veya var olan bir hâkim durumu güçlendirmeye yönelik ve bunun sonucu olarak rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışlar (7.madde)
Kanun uygulamasının çatısını oluşturan ve yasaklayıcı hükümler içeren 4, 6 ve 7’nci maddelerin getirdiği düzenlemeler teşebbüslere yöneliktir. Kanunun uygulanmasında kamu teşebbüsleri ya da özel teşebbüsler arasında herhangi bir fark gözetilmemiş, bir başka deyişle kamu teşebbüsleri için bir ayrıcalık getirilmemiştir. Rekabeti sınırlayıcı anlaşma, eylem veya kararların kamu teşebbüslerince gerçekleştirilmesi durumunda, bu teşebbüsler de Kanun hükümlerine muhatap olacaktır. Ayrıca, Kanunda sektörel bir ayrım da bulunmamaktadır. Başka bir deyişle, istisna getirilmeksizin tüm mal veya hizmet piyasalarındaki teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin rekabeti sınırlayıcı işlemleri Kanun kapsamında sayılmaktadır. |