Rekabet Kurumu ve DTÖ
Rekabet Politikası, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ile yapılan müzakerelerde bir özel ilgi konusu olmuştur. Singapur Bakanlar Zirvesi (1996), Ticaret ve Rekabet Politikasının "Singapur Konuları" olarak adlandırılan konulardan biri olduğunu belirlemiş ve buna yüksek derecede önem vermiştir. Doha Kalkınma Gündemi (2001) de Rekabet Politikasına ve bunun uluslararası ticaret ile karşılıklı ilişkisine önem vermiştir. Cancun Bakanlar Toplantısı'nda (Eylül 2003) karşılaşılan çıkmazın ardından DTÖ Genel Konseyi, 2004 ortasında, Ticaret ile Rekabet Politikası Arasındaki Etkileşimi müzakerelerin dışarısında tutmaya karar vermiştir. DTÖ bünyesinde yer alan ve Genel Konsey'e rapor veren "Ticaret ve Rekabet Politikası arasındaki Etkileşime Dair Çalışma Grubu" (WGTCP) mevcut durumda faaliyette bulunmamaktadır. Uluslararası ticaret ile rekabet politikası arasındaki karşılıklı ilişkiyi göz önüne alan Rekabet Kurumu, WGTCP’nin geçmişteki toplantılarına katılım sağlamıştır.

      2002'de bir Başbakanlık genelgesi ile DTÖ'deki müzakerelere ilişkin ulusal hazırlıklarda etkili işbirliğini sağlamak ve ulusal görüşleri belirlemek için bir DTÖ ile Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur. Rekabet Kurumu, Koordinasyon Kurulu'nun bir üyesidir. Koordinasyon Kurulu'nun ilk toplantısında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan, Rekabet Kurumu'ndan, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı'ndan ve Devlet Planlama Teşkilatı'ndan temsilciler içeren ticaret ve rekabete ilişkin bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Cancun Bakanlar Konferansı'ndan önce Rekabet Kurumu temsilcileri Şubat ve Mayıs 2003'te WGTCP toplantılarına katılmış ve bu toplantılarda yapılan tartışmalara dayanarak çalışma grubu tarafından dikkate alınması için rekabet hakkında olası bir çerçeve anlaşmaya ilişkin bir Rekabet Kurulu Görüşü hazırlanmıştır. Kısaca Rekabet Kurulu Görüşü, şeffaflık, ayrımcılık yapmama, adil usul kuralları, kartellerin yasaklanması ile ilgili bağlayıcı ilkelere dayanan ve gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerin gereksinimlerini dikkate alan DTÖ içerisinde olası bir çerçeve anlaşma yapılmasına olumlu yaklaşmaktadır. Ticaret ve rekabet konusunun müzakerelerin dışında bırakılmış olmasına rağmen, Rekabet Kurumu devam eden çalışmalar hakkında bilgi sahibi olmak için Koordinasyon Kurulu'nun toplantılarına katılmaya devam etmektedir. Ayrıca Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü halen DTÖ'deki güncel gelişmeleri takip etmektedir. 

      DTÖ, Ticaret Politikaları Gözden Geçirme Mekanizması (Trade Policy Review Mechanism - TPRM) adında eşit statüdekiler tarafından gerçekleştirilen ve tüm üyeler için zorunlu olan bir gözden geçirme mekanizması yürütmektedir. TPRM’nin hangi sıklıkla yapılacağına karar verilirken ülkelerin dünya mal ve hizmet ticaretinden aldıkları pay dikkate alınmaktadır. Buna göre, en çok ticaret yapan ilk dört üye (AB, ABD, Japonya ve Çin) iki, sonraki 16 üye dört, diğer üyeler ise altı yılda bir TPRM’ye tabi olacaktır. İstisna olarak az gelişmiş üye ülkeler için daha uzun bir süre belirlenebilecektir. Bu kurallara göre Türkiye, TPRM’ye dört yılda bir tabi olacaktır. TPRM, ticaret politikaları ve uygulamalarına ve bunların çok taraflı ticaret sisteminin işleyişi üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır. Bu nedenle rekabete ilişkin kısım genellikle TPRM raporunun bir bölümünü oluşturmaktadır. Türkiye, 1994, 1998, 2003 ve son olarak 2007 yılında TPRM’ye tabi tutulmuştur. 2003 yılına ilişkin TPRM raporunda, Telekomünikasyon Kurumu ve Rekabet Kurumu’nun rekabet soruşturmalarındaki örtüşen sorumluluklarıyla ilgili eleştiriler yer almış ve rekabetle ilgili endişelerin bulunduğu durumlarda hangi kurumun asıl yetkiye sahip olduğu konusunda daha fazla belirginlik olması istenmiştir. Bunların dışında, rekabet kurallarıyla ilgili çok az eleştiri bulunmaktadır. 2007 yılındaki TPRM raporunda  Rekabet Kurumu ile ilgili “Türkiye’nin rekabete dayalı ve tüketici refahı odaklı ekonomilere doğru yönlendirilmesinde önemli bir rol oynayan Rekabet Kurumu, Türkiye’nin en etkin ve en iyi yönetilen kurumlarından biri olarak ün kazanmıştır” değerlendirmesine yer verilmektedir.